Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
admin

Köy Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

Bir yerleşim merkezi olarak köyler, kasaba ve şehirlerden çok daha önce kurulmuş ve sakinlerinin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için örgütlenmiştir. Köylerin yerel yönetim olarak düzenlenmesi ise 1924 tarihli Köy Kanunu ile olmuştur. Kanuna göre, nüfusu ikibinden az olan yurtlara köy denir. Cami, mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu ve dağınık evlerde oturan insanlar, bağ ve bahçe ve tarlalarıyla bir köy teşkil ederler. Köy kanunu, köylünün uygarca yaşayabilmesi için zorunlu ve isteğe bağlı görevleri saymıştır. Günümüzde bu işlerin tümünün zorunlu olması gerekmektedir. Ne yazık ki Kanun uygulanmadığı için, köyler, istenilen yaşam seviyesine ulaşamamış; kontrolsüz göçlerle şehirler köyleşmiştir. Köylerin gelişmemesinde, denetim sahibi olan merkezi idarenin ve mülki amirlerin önemli sorumluluğu vardır. Örneğin Köy Kanunu her köylünün her yıl bir ağaç dikmesini zorunlu kılmıştır (m.13). Bu kural uygulanamamıştır, aksine neredeyse her köylünün yılda bir ağacı yok etmesine göz yumulmuştur.

Köyün organları, köy derneği, köy ihtiyar meclisi ve muhtardır.
 

1. Köy Derneği

Köydeki seçmenler köy derneğini oluşturmaktadırlar; ihtiyar meclisini ve muhtarı seçmek, zorunlu olmayan köy işlerini zorunlu hale getirmek için karar almak gibi yasada belirtilen yetkileri kullanır.

2. Köy İhtiyar Meclisi

Köy derneği tarafından beş yıl için seçilir, köy imamı ile öğretmen meclisin doğal üyesidirler. Muhtar, meclisin başkanıdır. Köy işleriyle ilgili kararları meclis alır.

3. Muhtar

Muhtar, köy işlerinin yanı sıra devlet görevlerini de yürütür. Köyün dirliği ve düzenini korumak muhtarın görevidir.

Köy Resimleri

  • 1
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 1 ay önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

Köy Sunumları

  • 1
    Önizleme: 1 ay önce

    Köy Toplum Yapısı Slayt

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    KÖY TOPLUM YAPISIstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibility

    2. Sayfa
    style.visibility

    3. Sayfa
    KONUNUN ANA HATLARIAİLE YAPISINUFUZ SAHİPLİĞİSOSYAL BİRLİK VE DAYANIŞMAstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    4. Sayfa
    I- AİLE YAPISIA – AİLENİN TANIMI B – AİLE BİÇİMLERİ 1- Çekirdek Aile (Modern aile) 2- Geniş Aile (Geleneksel) 3- Eksik (Parçalanmış Aile)C – AİLE BÜYÜKLÜĞÜD – EVLİLİK 1- Eş Seçimi 2- Nikah Şekilleri 3- Başlık 4- Çok EşlilikE – KIZ KAÇIRMAF – BOŞANMA 1- Nedenleri 2- İstatistiklerstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotation

    5. Sayfa
    BİR KÖY AİLESİ

    6. Sayfa
    A- AİLENİN TANIMIKısa bir tanımla ;AİLE : “Ana-baba ve çocuklar ile diğer yakın akrabaların aynı çatı altında bir araya gelmesiyle ortaya çıkan sosyal bir kurumdur.”En yaygın tanımı ile;AİLE : “Aralarında gerçek bir uzlaşma ve akrabalık bağı olan ve bütün sosyal münasebetleri bir soy etrafında olan zümrelerdir.”Aile, toplum içerisinde yerine getirdiği fonksiyonlarına ve sorumluluklarına göre de tanımlanabilmektedir.Bu şekliyle tanımlayacak olursak AİLE : “Genellikle karı-koca ve çocukların oluşturduğu biyolojik, ekonomik, psikolojik ve toplumsal görevleri olan sosyal bir kurumdur”

    7. Sayfa
    Aile Biçimleri : Türkiye’de kabaca üç aile biçiminden söz edilebilir. Bunlar sırasıyla; 1 – Çekirdek aile (modern aile) 2 – Geniş aile (geleneksel) 3 – Eksik (parçalanmış) aile, tipidir.

    8. Sayfa
    Çekirdek Aile : Karı-koca ve bekar çocukların oluşturduğu ev halkıdır (Sayın, 1990), yani burada yakın akrabalardan ayrı yaşayan “tek aile” tipi söz konusudur. Çekirdek aile baba evinin “oğul vermesi” (dışa taşınması) sonucu ortaya çıkmaktadır. Baba evinin dışa taşması köy içine olabileceği gibi, köy hatta ülke dışına da olabilir. Bu bakımdan, ülkemizde bu aile tipinin ortaya çıkışının temel nedeni ardında, iç ve dış göçlere bağlı nüfus hareketleri yatmaktadır.

    9. Sayfa
    Geniş (Geleneksel) Aile : Adından da anlaşılacağı gibi bu tip aile birden fazla evli çiftin ve kimi yakın akrabaların aynı çatı altında yaşaması sonucu ortaya çıkmaktadır. Geleneksel aile tipinde babanın “soy çizgisinin” egemen olduğu ve birkaç kuşağın birlikte yaşadığı görülür.

    10. Sayfa
    Parçalanmış Aile : Bu aile tipi boşanma, ölüm, ayrı yaşama gibi nedenlerle karı-kocadan birinin veya ikisinin bulunmaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Eksik aile tipine somut bir örnek olarak erkeğin ölümü halinde dul kalan kadının çocukları ile birlikte yaşaması gösterilebilir.

    11. Sayfa
    Köyle kentin pek çok farklılıkları olduğu gibi aileleri de farklılıklar gösterir. Bunlar şöylece sıralanabilir. Köy ailesi, aile üyeleri için ortaklaşa bir iş-güç alanıdır. Köy ailesinde çocuklarda baba mesleğinin devam ettirilmesi oranı daha yüksektir. Köy ailesinde baba otoritesi kente oranla daha yüksektir. Köylerde aile nüfusu kentlerden daha fazladır. Köyde aile ev ilişkileri, kentteki aile ve konut ilişkisinden çok farklıdır.

    12. Sayfa
    AİLE BÜYÜKLÜĞÜ

    13. Sayfa
    Ortalama Hane halkı BüyüklüğüTürkiye’de toplam 15 070 093 hane halkı bulunmaktadır. Bu hane halklarında 67 809 048 nüfus bulunmaktadır.Türkiye’nin ortalama hane halkı büyüklüğü 4.5 kişidir.İllerin hane halkı büyüklükleri incelendiğinde, ortalama hane halkı büyüklüğünün batı bölgesinden doğu bölgesine doğru belirgin bir artış gösterdiği görülmektedir. Ortalama hane halkı büyüklüğünün en yüksek olduğu iller Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, en düşük olduğu iller ise Ege ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Şırnak ilinde ortalama hane halkı büyüklüğü 8.2 kişi ile en yüksek, Marmara bölgesinde yer alan Çanakkale ilinde 3.3 kişi ile en düşüktür.Türkiye’de 54 ilde ortalama hane halkı büyüklüğü ülke ortalaması olan 4.5’ten fazladır. style.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    14. Sayfa
    Özet olarakÜlkemiz kırsal kesiminde “zenginin malı, fakirin çocuğu çok” ifadesi geçerliliğini korumaktadır. Diğer taraftan, aynı çatı altında yaşayan aile üyelerinin sayısına göz atıldığında, kırsal Türkiye genelinde 4-5 kişiden oluşan hanelerin (%34) ağırlık kazandığı anlaşılmaktadır.

    15. Sayfa
    Aile, evrensel bir olgudur.Ailenin evrensel niteliği, onun toplumsal işlevinden ileri gelmektedir.Ailenin işlevleri, insan neslinin üretilmesi ve devam ettirilmesi, çeşitli kurallar sistemi yoluyla üyelerinin aile içi ve aile dışı ilişkilerini yönlendirmesi, nihayet bir sosyalizasyon birimi olarak toplumsal ilişkiler sisteminin göreli bir denge içinde sürdürülmesidir.Bu denge içerisinde yer alabilmek, nesillerinin devamını sağlayabilmek, ayrı bir yapı oluşturmak gayesiyle ergin çağa (buluğa) erişmiş yetişkin kişiler evlenir, karşı cinsi ile ortak bir yaşam sürdürür. EVLİLİK

    16. Sayfa
    bir köy düğünü

    17. Sayfa


    18. Sayfa
    EVLİLİK KONU BAŞLIKLARIEŞ SEÇİMİNİKAH ŞEKİLLERİBAŞLIKÇOK EŞLİLİKAKRABA EVLİLİĞİEVLENME İSTATİSTİKLERİ

    19. Sayfa
    style.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilityppt_wppt_h

    20. Sayfa
    1970’lerde köylerde 15 ve daha küçük yaşlarda evlenenlerin oranı %26’ ya yaklaşmakta idi. Özellikle kadın nüfus içinde 15 ve daha küçük yaşlarda evlenenlerin oranı %41 gibi yüksek bir değere sahipti (DPT, 1970). 1990’lara geldiğimizde kırsal kesim için ilk evlenme yaşının erkeklerde (21.6), ve özellikle kızlarda (18.6)’ ya yükselmiş olduğu görülmektedir. (DPT, 1993b).

    21. Sayfa
    Yaş gurubuna göre evlenme yüzdesi incelendiğinde, kadınların yaklaşık yüzde 90’ının erkeklerin ise yaklaşık yüzde 80’inin 30 yaşından önce evlendiği gözlenmektedir. Evlenmelerin büyük bir kısmının gerçekleştiği bu yaşlarda, kadınların 20-24,, erkeklerin ise 25-29 yaş grubunda daha fazla yoğunlaştığı görülmektedir. Diğer taraftan 20 yaşına kadar evlenenlerin oranına bakıldığında erkeklerin yüzde 4’ü kadınların ise yüzde 26’sının bu yaşa kadar evlendiği dikkati çekmektedir. Buda kadınların erkeklere nazaran daha erken yaşta evlendiklerini göstermektedir. style.visibilityppt_xxshearppt_x

    22. Sayfa
    Yaş Grubuna Göre Evlenenler1998-2000A.Damat B.Gelin

    23. Sayfa
    Yaş Grubu199819992000ToplamA485 035475 613461 417ToplamB485 035475 613461 417-15A---B1 2831 04479415-19A25 76823 95820 557B144 015134 599122 11620-24A181 810166 893159 922B209 339202 235199 16825-29A182 760190 673188 516B81 86389 31491 99730-34A54 08253 44152 057B25 96725 68425 01135-39A17 64018 48118 300B10 78311 48110 85940-44A8 0277 7337 738B5 0634 8334 85345-49A4 6344 4064 309B2 5802 6802 70850-54A3 3032 7372 932B1 4071 3841 59155-59A2 6152 1652 117B1 12293988660+A4 3965 1264 969B1 6131 4201 434BilinmeyenA---B---

    24. Sayfa
    Yaş grubu ve eğitim durumuna göre ilk defa evlenenlerin yüzdesi, 20 yaşından küçük evlenmelerde ilkokul mezunu olan kadın ve erkeklerin daha fazla paya sahip olduğu gözlenmektedir. 20-24 yaş grubunda ise ortaokul ve lise mezununda bir azalma, ilkokul mezununda bir artma görülmektedir. 23-34 yaş gdubundaki erkeklerin yüzde 15.78’i, kadınların yüzde 17.30’u yüksekokul ve fakülte mezunu olup diğer yaş grublarıyla karşılaştırıldığında bu pay enyüksek seviyededir. 35 yaşından büyük ilk defa evlenen kadınlar içinde okuma yazma bilmeyen ve okuma yazma bilip bir okuldan mezun olamayanların payı diğer yaş gruplarına göre önemli bir artış göstermektedir. style.visibilitystyle.rotationppt_hppt_wstyle.visibilitystyle.rotationppt_hppt_wstyle.visibilitystyle.rotationppt_hppt_w

    25. Sayfa
    Evlenme yaşı ile ilgili olarak köylerde, ayrıca yaşça büyüklerin (özellikle kız çocuklarının) evlendirilmesi kuralı geçerlidir. Bu bakımdan kırsal alanda çoğu kez büyük dururken küçüğün evlendirilmesi düşünülmemektedir.

    26. Sayfa
    EVLENME İSTATİSTİKLERİ Demografik göstergelerden biri olan kaba evlenme oranlarının son on yıllık trendi incelendiğinde, 1997 yılına kadar dalgalanmalarla birlikte değişmeyen bir yapı, bu yıldan sonra ise bir azalma eğilimi göstermektedir. 2000 yılı verilerine göre Türkiye’de kaba evlenme oranı binde 6.84’dür.

    27. Sayfa
    Kaba Evlenme Oranı,1998-2000 YılıYıl Ortası Tahmini NüfusEvlenme SayısıEvlenme Oranı(%)199865 157485 0357,44199966 293475 6137,17200067 420461 4176,842001453 2136,612002447 8206,43style.visibilityppt_xppt_yppt_yppt_yppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_yppt_yppt_y

    28. Sayfa
    Coğrafi Bölgeye göre Kaba Evlenme Oranı,1998-2002A.Nüfus B.Sayı C.Oran (%) YılToplamMarmara BölgesiEge BölgesiAkdeniz Bölgesiİç Anadolu BölgesiKaradeniz BölgesiDoğu Anadolu BölgesiGüneydoğu Anadolu Bölgesi1998A65 15716 3788 6318 30711 2218 4065 9556 259B485 035116 04064 30861 24886 76971 79440 57644 300C7,447,097,457,377,738,546,817,081999A66 29316 8008 7638 47811 3888 4226 0346 408B475 613111 14463 61560 76382 41669 48141 73346 461C7,176,627,267,177,248,256,927,252000A67 42017 2248 8948 64911 5528 4326 1116 558B461 417119 05463 89958 83980 76164 26834 32840 268C6,846,917,186,806,997,625,626,142001A68 52918 0739 1478 98611 8698 4346 2596 858B453 213115 19061 40358 40980 05961 76735 98840 397C6,616,536,816,626,847,325,826,022002A69 62618 0739 1478 98611 8698 4346 2596 858B447 820111 04761 89055 37177 57956 41638 81246 706C6,436,146,776,166,546,696,206,81style.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_h

    29. Sayfa
    style.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    30. Sayfa
    Eş SeçimiKöylerde eş seçimi %60 gibi bir oranda aile büyüklerinin, özellikle de babanın kararı ve bu karara çocukların rıza göstermesi şeklinde yapılmaktadır. Ancak kız çocuğunun eş seçiminde ailenin /tek yönlü) kararı daha etkili olmaktadır.Evlenmelerde eş seçilirken köylerde “denklik” durumuna, başka bir deyişle sosyo-ekonomik eşitliğe önem verilir. “Davul bile dengi dengine çalar” Bu bakımdan evlenmelerin büyük çoğunlu köy içinden ya da akrabalar arasından olur. style.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    31. Sayfa
    style.visibilityppt_xxshearppt_xstyle.visibilityppt_xxshearppt_xstyle.visibilityppt_xxshearppt_x

    32. Sayfa
    Nikah Şekilleri :Ülkemizde bir kadınla bir erkeğin evlenmesi sırasında hem yasal (medeni nikah), hem de örf adetlere uygun olan dini nikaha (imam nikahına) yer verilmektedir. Evlenmelerde her iki nikahın%88 oranında yapılması (DPT, 1993b) kır toplum hayatında eskiye bağlı kalınmakla birlikte, yeninin de (medeni nikahın) benimsendiğini göstermektedir. Sadece imam nikahı ile kurulan evliliklerin kırsal kesimdeki oranı %7’ dir. Köylerde çoğunlukla resmi nikahtan önce dini nikah yapılmaktadır.

    33. Sayfa


    34. Sayfa
    Başlık :Kırsal alandaki evlenmelerde kızın ailesine düğünden önce bir miktar para ve malın ödenmesi geleneğidir. Kimi sosyologlar başlık geleneğinin sosyo-ekonomik sorunlar yaratmakla birlikte (Ozankaya, 1982), kadının “sosyal güvenliği” ile ilgili bir işleve sahip olduğu (Kongar, 1981) ve bazıları ise başlık konusunun “bir malın alım-satımı” gibi kabul edilmemesi (Yıldırak, 1992) gerektiği üzerinde durmaktadırlar. Başlık miktarının çoğu kez yüksek tutulması oğlan evinin ödeme gücünü aşmaktadır. Bu durumda güvey adayı ya başlık parasını kazanmak için uzun süre köy dışında çalışacaktır, ya da daha pratik bir çözüm yolu olan kız kaçırmayı tercih edecektir. Kızın kaçırılması ise bazı durumlarda ailelerin arasını açabilbekte, güvey adayının hapse girmesine neden olmakta ve hatta bu sosyal sürtüşmeler kan davasına kadar uzanabilmektedir.

    35. Sayfa
    Başlık parasının kadının sosyal güvenliği ile ilişkisi konusunda kimi sosyologlar, kadının ailesine başlık parası ödeyen erkeğin, “karısına daha bir özenle davranmasa bile, hiç değilse boşanmadan önce bu işin maliyetini düşünecektir.” Görüşünden hareket etmektedir. Öte yandan, bazı bölgelerde başlık parası, kızın dolayısı ile ailenin değerini göstermekte ve böylece başlık parasının yüksekliğinin ailelerin “şan ve şerefini” artıracağına inanılmaktadır.Ülkemizde başlık alma geleneği önem ve niteliğini yitirmeye başlamıştır. Türkiye’ de yapılan bir araştırmada, hane halkı başkanlarının %62’sinin evlilikleri sırasında başlık ödemedikleri saptanmıştır (DPT, 1993b). Diğer taraftan bazı bölgelerde, örneğin Adana köylerinde, ya çeyiz için “sembolik” bir para istenmekte, ya da taraflar karşılıklı olarak nişan ve düğün masraflarına katmakatdır

    36. Sayfa
    style.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    37. Sayfa
    Çok Eşlilik : Birden fazla eş sahibi olmaya izin veren evlenme biçimine “çok eşlilik” (poligamy) denmektedir. Erkeğin aynı anda birden fazla eş sahibi olmasını mümkün kılan evlenme biçimine “çok karılılık” (polygyny); bir kadının aynı anda birden fazla erkekle evlenmesine de “çok kocalılık” (polyandry) denmektedir (Demir ve Acar, 1993).

    38. Sayfa
    Türkiye’ de çok kocalılık olayı bulunmamaktadır. Buna karşın Medeni Kanuna aykırı olmakla birlikte, ülkemizde birden fazla kadınla evliliğin olduğu bilinmektedir. Ancak bu tür evlilik oranının kırsal alanda sanıldığı kadar yüksek olmadığı çeşitli bölgelerde (Muş, Konya, Ankara, Diyarbakır, Sivas, Malatya, Şanlıurfa, Adana gibi illerde yapılan araştırma sonuçlarından anlaşılmaktadır. Kırsal alanda çok karılılığa, ya kadının çocuk sahibi olamaması veya eşin yatalak (hasta ya da sakat), yaşlı olması ya da bazı yörelerde erkeğe “prestij” sağlaması gibi faktörler neden olmaktadır.

    39. Sayfa
    GELİNKAYNANAstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotationstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.rotation

    40. Sayfa
    Kız Kaçırma : Sıkça olmamakla birlikte, ülkemiz kırsal kesiminde bir diğer evlenme olayı kaçma yada kaçırılma yoluyla ortaya çıkmaktadır. Kız kaçırma olayının temel nedeni ardında gençlerin “arzu” ve “iradeleri” dışında birisiyle evlendirmek istenmeleri yatmaktadır.Kır toplumunun kızın kaçırılması olayına karşı tutumunda farklılıklar göze çarpmaktadır. Bir taraftan hoşgörülü davranarak “işi tatlıya bağlamak” eğiliminde olanlar; diğer taraftan gençlerin töre gereği “cezalandırılması”nı isteyen aile başkanları da bulunmaktadır.

    41. Sayfa
    style.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_ystyle.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_y

    42. Sayfa
    Boşanma :Ülkemizde dayanıklı bir aile yapısı olması nedeniyle boşanma olayı çok az görülmektedir (%o 7). Ancak boşanma olayı kırsal kesime kıyasla kentlerde daha fazla olmaktadır. Nitekim boşanma olaylarının yaklaşık % 78’ i kentsel alanlarda gerçekleşmiş olması bunu kanıtlamaktadır.

    43. Sayfa
    BOŞANMA İSTATİSTİKLERİ Boşanma, evlilik kadar eski bir olgudur. Belli kültür düzeyine ulaşmış ve evliliği sosyal bir müessese olarak kabul etmiş toplumlarda, boşanma hakkı ancak yasa ve geleneklerle kısıtlanmış fakat boşanma hiçbir zaman ortadan kaldırılamamıştır.Ülkemizdeki yıllık boşanma oranının binde 1’den daha az olması nedeni ile boşanma oranlarının uluslararası karşılaştırılması yapıldığında, ülkemizdeki boşanma oranlarının, diğer ülkelerdeki boşanma oranlarından oldukça düşük olduğu görülmektedir. Türkiye’de kaba boşanma oranının batı ülkelerinden az olduğu gözlenmektedir. Bunun en önemli nedeni; Türkiye’de dini ve ailevi bağların sağlamlılığı ve geleneklere bağlılığın yanında, kırsal kesimde dini nikahla meydana gelen evliliklerdeki ayrılıkların istatistiklere yansımamasıdır. Demografik göstergelerden biri olan kaba boşanma oranlarının son on yıllık trendi incelendiğinde, 1996 yılına kadar değişmeyen bir yapı, 1997 yılından 2000 yılına kadar bir azalma, 2000 yılında ise bir artış olduğu görülmektedir. 2000 yılı verilerine göre kaba boşanma oranı binde 0.53’dür.

    44. Sayfa
    Kaba Boşanma Oranı,1996-2000 YılYıl Ortası Tahmini Nüfus(000)Boşanma SayısıBoşanma Oranı(%)199661 52829 5520.48199762 45532 7170.52199863 39132 1670.51199964 33731 5400.49200065 31134 8620.53200150 4020.74200251 0960.73Nedenlere göre boşanma yüzdesinin son on yıllık trendi incelendiğinde, Türkiye’de boşanmaların en önemli nedeninin geçimsizlik olduğu görülmektedir. Boşanma nedeni olarak ikinci ve üçüncü sırada terk ve zina gelmekte olup her iki nedende de dalgalanmalarla birlikte azda olsa bir düşüş olduğu görülmektedir. style.visibility

    45. Sayfa
    Boşanma olayının kırsal alanda az olması nedenleri Boşanmanın sadece eşleri ilgilendiren bir konu olması,Sosyo-ekonomik açıdan eşlerin birbirlerinden pek yüklü istekleri bulunmaması,Yeni bir evlilik için başlık parasına ihtiyaç duyulması,Boşanmanın ayıp sayılması,Yakın zamana kadar ülkemizde boşanmanın yasal olarak güç olması, gibi hususlar yer almaktadır.

    46. Sayfa
    style.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    47. Sayfa
    Köylerde aynı çatı altında kalabalık yaşanmaktadır.Köylerde eş seçiminde “denklik” konusuna önem verilmektedir.Köylerde ilk evlenme yaşı eskiye kıyasla oldukça yükselmiştir.Köylerimizde resmi nikahla beraber ima nikahı yaptırma geleneği devam etmektedir.Birden fazla kadınla evliliğin eskiye kıyasla yok denecek kadar azaldığı gözlenmiştir.Köy ailesi patriarkal bir nitelik taşımaktadır. Baba evin reisi olup, evde her konuda onun sözü geçerlidir.Bölgelere göre değişmekle beraber, dinsel inançların yoğun olduğu kapalı toplumlarda doğum kontrolünün günah olduğu düşüncesi hakimdir.Çok çocuklu ailelerin köylerde nüfuz sahibi olduğu gözlenmiştir.Köylerde evlenme yolu olarak kız kaçırma olayları da görülmektedir. Bu olay sonucu kabul görülme veya “namusunu” lekelediği düşüncesiyle cezalandırma ile karşılaşmaktadırBoşanma “ayıp” olarak nitelenmektedir.Köylerde oğlan çocukları kız çocuklarından daha değerli görülmektedir.

    48. Sayfa
    II – NÜFUZ SAHİPLİĞİ(Köylerde Sözü Geçen Kişiler)

    49. Sayfa
    Köylerde söz sahipliği “önderlik” ve “güç sahipliği” şeklinde ortaya çıkabilir. Bu bakımdan her iki sözcüğün kavramlarına ilişkin açıklamalarda bulunmak yerinde olacaktır. Önder (Lider) kişi temel olarak bir topluluğun gönüllü olarak benimsediği kişidir. Başka bir deyişle gösterdiği yön toplulukça paylaşılan, ortaklaşa biçimde değer verilen yöndür. style.visibilitystyle.visibility

    50. Sayfa
    Öte yandan güç (nüfuz) sahipleri küme amaçlarını kendi çıkarları yönünde saptar ve kümeyi bu amaçları gerçekleştirmeye (belirli biçimlerde davranmaya) yöneltir. Bu kişilerin güçleri temelde ekonomik bir güçtür. Bu yolla siyasal güce de sahip olmuşlardır. Ancak, yapılan kimi araştırmalardan köylerde önemli ölçüde sözü geçen kimselerin muhtar olduğu anlaşılmaktadır (DPT, 1970; Ayyıldız, 1975;Kocacık, 1986;Soysal, 1989; Ergüven, 1990; Soysal ve ark., 1992).style.visibilityppt_xxshearppt_x

    51. Sayfa
    “Türk Köyünde Modernleşme Eğilimleri” adlı araştırma (1970) sonuçlarına göre, köy işlerinde en etkili kişi “resmi bir önder” olan muhtardır (%64).Buna karşılık köyde otoriter kişinin “ağa” olduğunu söyleyenlerin oranı yaklaşık %5’ tir. Özellikle “ağa” cevabı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde verilmiştir.

    52. Sayfa
    İç Anadolu, Şanlıurfa ve Çukurova Bölgelerinde 1990’lı yıllarda yapılan çeşitli araştırma sonuçlarından, köylerde en çok sözü geçen kişinin muhtar olduğu anlaşılmaktadır. Çizelge 1 : İncelenen Köylerde Sözü Geçen Kişilerin DağılımıSözü Geçen Kişilerİç AnadoluKöyleri (%)Çukurova Köyleri (%)Şanlıurfa Köyleri (%)Ortalama (%)Muhtar36.230.132.232.8Yaşlı Erkekler12.418.725.819.0İmam22.713.612.016.1Öğretmen8.815.15.69.8Azalar13.13.811.19.3Zenginler5.612.77.38.5Tahsilli Kişiler-6.02.62.9Cevap yok / Bilinmiyor 1.2-3.41.6Toplam / Ort.100.0100.0100.0100.0Kaynak : Soysal, M. Ve ark.,(1989-1997)style.visibilityppt_xppt_yppt_yppt_yppt_ystyle.visibilityppt_wppt_h

    53. Sayfa
    Çizelge 1’de görüleceği üzere, her üç bölgede muhtar en çok sözü geçen kimsedir. Muhtardan sonra;-- köyün yaşlı erkeklerinin (%19),-- imamların (%16) ile sözü geçmektedir.Öğretmen ve köy ihtiyar meclisi üyelerinin (azaların) önünde üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak sosyo-ekonomik bakımdan gelişmiş bir bölge olan Çukurova’da imamlar öğretmenlerden sonra köyde sözü geçen kişiler sıralamasında dördüncülüğe düşmektedir.

    54. Sayfa
    Köylerde muhtarların resmi otoritenin temsilcileri sayılmaları; yaşlı erkeklerin deneyimli (tecrübeli), kişilikli (şahsiyetli) ve eşitlikçi (adaletli) vb. özelliklere sahip olmaları nedeniyle, bunlar köy toplumunda sevilen, sayılan ve dolayısı ile köyde sözü geçen kişilerdir Diğer taraftan dinsel inançların yüksek olduğu bir toplumda köy imamlarının üçüncü sırada yer almaları doğal karşılanmalıdır.Ayrıca köyde sadece imamların değil dini bilgisi yüksek olan kişilerinde sözleri muteberdir. Tahsilli kişilerin köy ve tarımla pek ilgilerinin olmamaları nedeniyle köy ve köylü üzerinde etkinlikleri yok denecek düzeydedir.

    55. Sayfa
    1950 ve daha önceki dönemlerde görülen ekonomik ve politik güçten kaynaklanan ve dolayısı ile köy işlerinde mutlak söz sahibi olan “ağalık” müessesi önemli ölçüde ortadan kalkmıştır.

    56. Sayfa
    Bugün ülkemizde başlıca 3 ağa tipinden söz edilebilir.1. Eskiden nüfuz sahibi olan bir ailenin reisi, fakat bugün köy işlerinde önemli rolü bulunmayan, ancak hürmet edilen kişiler. 2. Köyün zengini, kişisel yetenek, beceri ve liderlik vasıflarıyla köyde kendini kabul ettirmiş kişiler.3. Köyde yaşamayan ancak köyde önemli nüfusu olan büyük arazi sahibi veya bir çeşit feodal yapının yahut aşiret düzeninin kalıntıları olarak ailevi temele dayanan otoritenin temsilcisi olanlar.

    57. Sayfa
    Özellikle son (3.) ağalık tipinde olanlar daha etkili ve daha geniş otoriteye sahip olmakla beraber, köylünün sosyal güvenliği ile ilgili birtakım sorumlulukları da yüklenmişlerdir. Devlet eliyle götürülen sosyal güvenlik önlemleri köylerimizde yaygın hale gelmedikçe bu tür ağa otoritesinin süreceği söylenebilir

    58. Sayfa
    ‘Ağa’ya isyan sürüyor (16 Eylül 2004 tarihli gazete haberi)Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne bağlı Sinan Köyü’nde topraklarının geçmişte ağa tarafından ellerinden hile ile alındığını öne süren köylülerin eylemi sürüyor.  İlçeye 30 kilometre uzaklıktaki Sinan Köyü’nden traktör ve minibüslere binen ve aralarında kadın ile çocuklarında bulunduğu yaklaşık 500 köylü, Bismil’e geldi. Eski Diyarbakır Caddesi’nde yürüyüş yapan köylüler, yürüyüş sırasında “Ağanın zulmü varsa bizim de devletimiz var”, “Kahrolsun ağalık”, “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”, “Modern Cumhuriyette ağalık olur mu?” “Sayın Başbakanımız bize sahip çık” ve “Ağanın muhtarını istemiyoruz” yazılı pankart ve dövizler taşıdılar. Köylüler adına basın açıklamasını okuyan Hüseyin Sıcaküzül, geçmişte köydeki arazilerinin hile yolu ile “ağa” olduğunu öne sürdükleri Sinanlı ailesi tarafından ellerinden alındığını iddia ederek, arazilerin kendilerine geri verilmesini istediler.        Köylüler, yürüyüşün ardından polisin uyarısıyla olaysız dağıldı.

    59. Sayfa
    III – SOSYAL BİRLİK VE DAYANIŞMA

    60. Sayfa
    1- Dirlik – Düzenlik : Bir toplumdaki dirlik, düzenlik o toplumun; ekonomik, kültürel, siyasal, toplumsal yapısı ile yakın ilişki içerisindedir. Bir bakıma bir toplumdaki dirlik, düzenlik o toplumun yapısını yansıtır (Killi, 1978).

    61. Sayfa
    Yapılan araştırmalardan köylerdeki toplumun huzurunu (dirlik-düzenliliğini) kaçıracak önemli olayların yaşanmadığı anlaşılmaktadır. Köylerde huzur kaçıran olaylar genellikle arazi, sınır ve mer2a anlaşmazlıkları, kız kaçırma vb. gibi konularla ilgili olarak ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda taraflar arasındaki sorunların genellikle “sulh” yoluyla çözümüne gidilmektedir.

    62. Sayfa
    2- Yardımlaşma, Dayanışma ve İşbirliği :Kırsal alanda karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve işbirliğinin, köy ve köy sorunlarının çözümünde başvurulan geleneksel bir ortak çalışma yöntemi olduğu söylenebilir (Killi, 1978; Kocacık, 1986; Soysal, 1996; Soysal ve ark, 1995a)Köy toplum hayatında yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği duyguları güçlü olup, bunların köylerimizde çok çeşitli örneklerine rastlanmaktadır. Nitekim köylüler ekmek, ev yapımı, ürün hasatı, gibi beden gücüne ihtiyaç duyulan işler için birbirlerine karşılıklı yardıma gelmektedir.

    63. Sayfa
    Yine köylüler ödünç olarak birbirlerine para, buğday (tohumluk), tarım alet-makinelerini vermektedir. Diğer taraftan köylü gönüllü ve çoğu kez ortak emeğe dayanan (imece), ya da devlet-köylü işbirliğine ihtiyaç duyulan ve köyün yararına yapılması planlanan (sağlık ocağı, okul, camii inşaatı, yol, çeşme yapımı vb. gibi) işlere ücretsiz katılmaktadır

    64. Sayfa
    Köylüler köyleri ile ilgili ihtiyaçların neler olduğunun bilinci içerisinde köyün yararına yapılacak işlere de katılma eğilimindedir. Köy topluluğunda varolan bu sosyal birlik ve dayanışma eğilimi iyi organize edilebilirse, ülkemiz kırsal kalkınma çabalarına önemli katkıları olacaktır.

    65. Sayfa
    Bizi dinlediğiniz içinTEŞEKKÜRLER….style.visibilitystyle.rotationstyle.rotationppt_yppt_yppt_yppt_wppt_hstyle.visibility

Köy Videoları

  • 1
    1 ay önce

    Köy kanunu nedir? Yrd. Doç. Dr. Türkan BAŞYİĞİT Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü

Köy Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Köy Ek Bilgileri

  • 1
    2 yıl önce

    Köy Nedir?
    Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışmak gibi işlevlerle belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu hayatı yansıtan yerleşme birimi

  • 1
    2 yıl önce

    Koy Nedir?
    Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu yer, küçük körfez


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin